Showing 1-20 of 52 items.

Elif, Lâm, Râ. Bu Kur"ân öyle büyük bir kitaptir ki, insanlari Rablerinin izni ile karanliklardan aydinliga, her seye galip ve hamde lâyik olan Allah"in yoluna çikarman için onu sana indirdik.

O Allah"in (yolu) ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O"nundur. Siddetli bir azabdan dolayi vay kâfirlerin haline!

Onlar, o kimselerdir ki dünya hayatini ahirete tercih ederler, (insanlari) Allah"in yolundan çevirirler ve onun egrilmesini isterler. Iste bunlar, çok büyük bir sapiklik içindedirler.

Biz, her peygamberi, ancak bulundugu kavminin diliyle gönderdik ki, onlara apaçik anlatsin. Bu itibarla Allah diledigini sapiklikta birakir, diledigini de hidayete erdirir. O her seye galibdir, hükmünde hikmet sahibidir.

And olsun ki Musa"yi âyetlerimizle gönderdik. Ona söyle dedik: Kavmini karanliklardan aydinliga çikar, onlara Allah"in (felaket) günlerini hatirlat. Süphe yok ki bunda her sabredip sükreden için nice ibretler vardir.

Musa kavmine demisti ki:"Allah"in üzerinizdeki nimetini hatirlayin. Çünkü O, bir vakit sizi Firâvun ailesinden kurtardi. Onlar sizi iskencenin en kötüsüne sürüyorlar ve ogullarinizi kesip kadinlarinizi da diri birakiyorladi. Ve bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardir."

Ve hatirlayin ki Rabbiniz size söyle bildirmisti: Yüceligim hakki için sükrederseniz elbette size (nimetimi) artiririm ve eger nankörlük ederseniz hiç süphesiz azabim çok siddetlidir.

Musa dedi ki: Siz ve yeryüzünde bulunanlarin hepsi nankörlük etseniz, iyi biliniz ki Allah hepinizden zengindir, hamdedilmeye layiktir.

Sizden öncekilerin; Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onlari, Allah"tan baskasi bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini agizlarina koydular ve dediler ki:"Biz sizinle gönderileni inkâr ettik ve bizi çagirdiginiz seyden de süphe ve endise içindeyiz."

Peygamberleri dedi ki:"Gökleri ve yeri yaratan, Allah hakkinda da süphe mi var? O, sizi günahlarinizi bagislamak için çagiriyor ve belirlenmis bir süreye kadar size müsade ediyor." Onlar da:"Siz sadece bizim gibi bir insansiniz, bizi babalarimizin taptiklarindan alikoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçik bir delil getirin!" dediler.

Peygamberleri onlara dediler ki:"(Evet) biz ancak sizin gibi bir insaniz, ama Allah kullarindan diledigine nimetini lütfeder. Ve Allah"in izni olmadikça bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur. Müminler ancak Allah"a dayansinlar.

Bize yollarimizi göstermisken neden biz Allah"a dayanip güvenmeyelim? Elbette bize yaptiginiz eziyetlere katlanacagiz. Tevekkül edenler yalniz Allah"a tevekkül etsinler."

Inkâr edenler peygamberlerine dediler ki:"Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çikaracagiz, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara:"Zâlimleri mutlaka helak edecegiz" diye vahyetti.

Ve Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerlestirecegiz. Bu, makamimdan ve tehdidimden korkan içindir.

(Peygamberler, düsmanlarina karsi) fetih istediler, ve her zorba inatçi hüsrana ugradi.

Ardindan da Cehennem vardir, orada kendisine irinli su içirilecektir.

Onu yutmaya çalisacak, fakat bogazindan geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasindan da çetin bir azab gelecektir.

Rabblerini inkâr edenlerin durumu tipki firtinali bir günde rüzgarin siddetle savurdugu bir küle benzer. Kazandiklarindan hiçbir seyi elde edemezler. Iste asil uzak sapiklik budur.

Gökleri ve yeri gerçekten Allah"in yarattigini görmedin mi? O dilerse sizi yok edip yepyeni bir halk getirir.

Bu, Allah"a göre önemli bir sey degildir.